Şecere Yayınları
İletişim 0212 501 31 71
Bizi Takip Edin
Ebedi Saadet Müslümanın Mutluluk Rehberi

Ebedi Saadet Müslümanın Mutluluk Rehberi

İHLAS ™ İhlas Mutluluğun İlk Şartı Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm, sözünde sadık ve güvenilir olan efendimiz Muhammed’in (s.a.v.) üzerine olsun. Allah’ım! öğrettiğinden başka ilmimiz yoktur. Âlim ve Hakîm olan sensin. Allah’ım! Bize faydalı olanları öğret; öğrettiklerinle bizi faydalandır ve ilmimizi artır. Bizlere hakkı hak olarak göster ve hakka uymayı nasip et. Batılı batıl olarak göster ve batıldan uzak durmayı nasip et. Bizleri sözü dinleyip en güzeline uyanlardan eyle. Bizleri rahmetinle salih, iyi kullarının arasına de kat, Âmin. Rabbimiz bizleri, kendisine kulluk ederek dünyada huzurlu, ahirette ise cennete nail olalım diye yaratmıştır. Allah-û Teâlâ’ya ibadeti bir yük gibi algılayan kimse, ibadeti sürdüremez; sürdürse bile bir hamal gibi yükün altında ezilir, zorlanır ve bir an önce o yükten kurtulmak ister. Bunun başlıca sebebi, ibadetleri ruhsuz ve sadece şekilden ibaret görme anlayışıdır. İbadetlerin ruhu ise ihlastır. Ruh bedeni taşır; fakat ruh çıkarsa beden kendi kendini taşıyamaz.

doğİhlas, insanın bu dünyada mutlu olabilmesinin de en önemli sebeplerinden biridir. Bunu hamasi bir kaygıyla söylemiyorum; bilakis yaşayarak ve hissederek ifade ediyorum. “Nasıl?” diye sorarsanız. Şöyle ki ihlas, bir işte makamı ya da bir zatı memnun etmek değil; sadece O’nun hoşnutluğunu kazanma çabasıdır. Peygamberimizin aşağıdaki hadisi şerifteki ifadeleri, ihlâstan yoksun insanların ne hâle düşeceklerini ve hayatlarında asla huzur bulamayacaklarını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Ebû Hüreyre (r.a.), Peygamberimizin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Dînârın kuluna, dirhemin kuluna ve siyah, (değerli) elbisenin kuluna yazıklar olsun. Eğer kendisine verilirse razı olur, verilmezse de öfkelenir. Ona diken batsa çıkmasın.” Bir rivayette de şöyle geçer: “Altının, gümüşün, saçaklı kadifenin, siyah zencefil kumaşın kulu olan kişilere yazıklar olsun. Kendisine bir şey verilirse razı olur, verilmezse razı olmaz.” Hadis-i şerifte geçen te’ise, kelimesinin lügat anlamı; ayak kayıp yüzükoyun yahut tepesi üstü düşüp yıkılmak ve kalkamayıp helak olmaktır. Kamus‘ta der ki: “Helak olmak, kaymak, düşmek, şer, uzaklık, düşüş manalarına gelir.” 1 Bu hadis-i şerifte geçen altın ve gümüş parayı ifade eder, çünkü o dönemde para yerine bu iki maden kullanılmaktaydı. Siyah, (değerli) elbise ve kadife de modayı ifade eder, çünkü bu iki elbise daha çok kibir, havailik ve gösteriş amaçlı giyilirdi. Hadis bize böyle olan insanların hayattaki yaşayacakları durumun fotoğrafını çizmektedir. Allah’ın berisinde eşyaya kul olan insan nasıl mutlu olabilir ki? 1 Hak Dini Kuran Dili, c, 7, 234 (bk: Muhammed, suresi, ayet 8)

İbadetlerin ruhu ihlastır. İhlası içermeyen ibadetler ölüdür. Rabbimiz bizlere ibadeti emrederken şöyle buyurur: “Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” Bu ayet göstermektedir ki ibadet yalnızca şekilden ibaret olan bedenle değil, bedenle birlikte kalbin ameli olan ihlasla yerine getirilmelidir. İlk konumuz ihlas olduğu için meşhur “niyet hadisi” ile dersimize başlayalım. Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur: “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir. ™ Amellerimizin Kabul Şartları “Niçin ve Nasıl?” İhlas, amelin ruhudur; ruhsuz insan ne ise ihlas içermeyen amelde odur. Ruhsuz insan hareket edemediği gibi, ihlas içermeyen amel de insanı harekete geçiremez. Fudayl b. İyâz şöyle der: “Güzel amel en ihlaslı ve en doğru olarak yapılan ameldir. Dediler ki: Ey Ebu Ali, amelin en ihlaslısı ve doğru olanı nedir?” Fudayl şöyle cevap verdi: “Amel halis olduğu halde, doğru olmazsa kabul olunmaz. Doğru olup da halis olmayan amel de kabul olmaz, amelin kabul edilmesi için hem halis hem de doğİhlas

Kategori: